Prof. Dr. Zafer İlken ile İYTE ve İZTEKGEB in Geleceği Üzerine [Röportaj]

Prof. Dr. Zafer İlken ile İYTE ve İZTEKGEB in Geleceği Üzerine [Röportaj]

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, teknoloji alanında üst düzeyde eğitim, öğretim ve araştırma yapma amacı kurulmuş bir teknik üniversitedir . Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü ile aynı dönemlerde kurulan İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, İzmir Milletvekilleri  Işın Çelebi ve Rıfat Serdaroğlu’nun 17 Haziran 1992 tarihinde verdikleri önerge sonucunda İzmir’in üçüncü devlet üniversitesi olarak açılmıştır. Fakülte ve bölümler, 1994 yılında öncelikle lisansüstü programların açılması ile faaliyete geçmiş, 1998 yılında da lisans programlarına öğrenci alımına başlamıştır.

Eğitim dili İngilizce olan İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, 10 Ekim 1992 tarihinde Basmane'de bulunan Petkim'e ait binada hizmet vermeye başlamıştır. 31 Ekim 1995'de eğitim birimlerinin kullanımına açılması üzerine, Alsancak 'ta Türkiye Petrollerine 'ne ait ek bir bina kiralanmıştır. Eğitime ilk olarak 1994-1995 akademik yılında “Bilgisayar Yazılımı” ve “Şehir Tasarımı” yüksek lisans programlarıyla başlayan İYTE, lisans eğitimine ise ilk olarak 1998-1999 akademik yılında 7 bölümde başlanmıştır.

iyte-ag

1998 yılında artan öğrenci sayısının Alsancak'taki binada eğitim sürdürülmesini olanaksız kıldığından, tüm bölümler Urla - Gülbahçe’de bulunan kampüse taşınmıştır. 2000 yılının sonlarında rektörlüğün de kampüse taşınmasıyla Basmane'deki bina boşaltılmış, Alsancak'taki bina ise Yabancı Diller Bölümü Hazırlık Okulu olarak tahsis edilmiştir.  2006 yılının sonunda ise Yabancı Diller Bölümü de kampüse taşınmasıyla İYTE'nin tüm birimleri tek bir kampüste toplanmıştır. TÜBİTAK ve TÜBA gibi bilim, teknik ve Ar-Ge kurumlarından ödüllü öğretim üyeleri ile teknoloji eğitiminde başarı odaklı bir üniversite olan İYTE, 35.000 dönüm arazi üzerine kurulmuştur.

Antik kent Klazomenai’ya 6 kilometre uzaklıktaki üniversite içinde bulunan Teknokent 2004 yılında İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi (İZTEKGEB) adı ile hizmete açılmıştır. Bölgede yerel hammadde kullanan, katma değeri yüksek üretim yapan, ileri teknoloji kullanan ve üreten şirketlerin oluşumunu desteklemek amaçlı kurulan İZTEKGEB, İYTE öğretim üyelerinin de İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Yönetim Kurulunun izniyle yaptıkları araştırmaların sonuçlarını ticarileştirmek amacı gütmektedir.

Bu amaca tabii kurulan AdresGezginide aynı adlı bölgede hizmetlerine 2007 yılından beri devam etmektedir. Nisan 2009 yılında yapılan araştırmaya göre bölgedeki firma sayısı 62’dir. Aynı araştırmada bölgede çalışan AR-GE ve yazılım geliştirme personeli sayısı 253’dür. Bölgenin İYTE gibi uluslar arası bir araştırma enstitüsünde yer alması, Ege ve Dokuz Eylül Üniversiteleri’nin aynı zamanda yönetici şirket ortağı olması, bu üniversitelerin teknik imkanları ile hizmet ve sosyal olanaklarından yararlanmada avantaj sağlamaktadır.

 

Bölgede çalışan AR-GE personelinin üniversite içinde bulunan kütüphane arşivini, kapalı ve açık spor alanlarını kullanabilmesi de İZTEKGEB’ e sosyal yönden avantaj sağlamaktadır. Bu avantajlar ve önümüzdeki dönem içinde yapılması planlanan yeni düzenlemeler üzerine AdresGezgini olarak İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rektörü ve İZTEKGEB Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Prof. Dr. Zafer İlken ile konuştuk.

Prof. Dr. Zafer İlken konuşmasına İZTEKGEB’in, Bakanlar Kurulu kararı ile kurulmuş bir bölge olduğunu belirterek başladı.

“Ege Bölgesi’nin 218.4 hektarlık alan üzerinde kurulmuş olan ilk teknoloji geliştirme bölgesi olan İZTEKGEB, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı destekli 23 teknoloji geliştirme bölgesinden biridir. Bu bağlamda Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bu bölgeleri geliştirmek ve kalkındırmak amacı ile her yıl belli oranlarda teknoloji geliştirme bölgelerine maddi katkı sağlamaktadır. Üç yıl önce bu katkı payından 500.000 TL'lik bir bütçe alan İZTEKGEB Yönetim Kurulu bu kaynak ile Teknokent alanına ek bina yapılmasına karar verdi.

Aradan geçen zaman içinde üniversitemizin ve teknoloji geliştirme bölgemizin yeni ihtiyaçları doğmuştur. Önümüzdeki günlerde yapılacak olan yönetim kurulu toplantısında da konuşulacak olan bu ihtiyaçlardan ilki, içinde restaurant ve toplantı salonlarının bulunacağı bir butik otel projesidir. Yönetim Kurulu toplantısında gündeme getirilecek olan bu projenin kurul tarafından  onaylanması halinde, fizibilite çalışması yapıldıktan hemen sonra inşaatına başlanması söz konusudur. Yanı sıra İZTEKGEB için düşünülen Fransız ortaklı bir Silikon Vadisi projemiz var ama tabii uzun vadeli bir proje ve alt yapı projesi İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından desteklenecek. Bunun için çalışmalarımız devam ediyor.”

Aynı zamanda üniversite sınırları içinde kurulması planlanan bir yaşam alanı projesinden söz eden İlken, bu projenin İYTE Mimarlık Fakültesi mensubu bir öğretim görevlisine verildiğini belirtti.

“Bu bölgedeki yapılması planlanan yaşam alanının kurgulanması için enstitümüz mimarlarından bir arkadaşımız görevlendirildi. Kavramsal projesi geliştirilen yaşam alanı, proje mimarı arkadaşımız ile İstanbul’a gönderildi. Görevli mimarımız, İstanbul’da kaldığı süre içinde Kuruçeşme Arena, Parkorman gibi performans bölgelerini gezerek ve işletme sahipleri ile konuşarak bilgi topladı. Bunun sonucunda, bölgemizin Çeşme ve İzmir’e çok yakın olması, trafik ve otopark sorunu olmaması gibi pozitif noktaların dikkat çekiciliği İstanbul piyasasının dikkatini çekmiş olacak ki geçtiğimiz aylarda bir ekip ziyaretimize geldi. Bu yaşam alanını kurmak istediklerini belirttiler ve İzmir Kalkınma Ajansına başvurarak projelerine maddi destek istediler. Geçtiğimiz günlerde bu projenin ilk ayağı İzmir Kalkınma Ajansı tarafından onaylandı. İkinci aşama da yakında açıklanacak. Eğer ajans bu işe destek vermezse üniversite kaynaklarımızı kullanarak bu projenin hayata geçirilmesini sağlayacağız. Tabii ki hepsinin bir anda olmasının imkanı yok. Adım adım yapmayı planlıyoruz. Bahar şenlikleri, balon şenlikleri gibi şenlikler düzenleyebiliriz ilk etapta.”

Prof. Dr. Zafer İlken, Urla’nın deniz kenarında, trafik sorununun olmadığı, iki katın üzerine imar izninin olmadığı ve şehre yakın olmasından dolayı da birçok kişinin yaşamak için tercih ettiği bir yer olduğunu ve gelecek yıllarda İzmir’in banliyösü olmaya aday olacağını belirtti.

Bu Gönderiyi Paylaş:

Bu gönderi AdresGezgini Sosyal Medya Ekibi tarafından yayınlanmıştır.

Yorum Yap

Son Gönderiler: