Baybars Altuntaş: Çağa Nasıl Yön Verilir?

Baybars Altuntaş Kimdir?

Üç kuşaktan memur, kalabalık bir ailenin oğlu olarak 1970 yılında dünyaya gelir. Aslen Giresunlu olan Baybars Altuntaş, ilkokul hayatından itibaren ticarete yatkın zekası ile memur zihniyetini benimsemeyen bir  çocuk olmuştur. Lise hayatı sırasında iş hayatına atılır, çeşitli turizm acentalarında çalışmaya başlar.

90’lı yılların başında Boğaziçi Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümüne girer ve daha ikinci sınıftayken hayatının akışını değiştiren bir adım atarak bugün dünyanın tanıdığı Deulcom International’ın sahibi, Türk Franchising Derneği Genel Sekreterliği ve Kurucu Üyesi, Yeni Asır İcra Kurulu Üyeliği gibi “title”lara sahip genç ve başarılı bir yönetici olur.

baybars-altuntas

“Baybars Altuntaş: Çağa Nasıl Yön Verilir?” Konferans Notları

İYTE Girişim’in düzenlediği  14 Nisan 2010 tarihli “Baybars Altuntaş: Çağa nasıl yön verilir?” konferansına gitmek için ayrıldım ofisten. Adını ekonomi sayfalarından sıklıkla duyduğum bir isimdi, Baybars Altuntaş. Az da olsa bir fikrim vardı elbette hakkında ama yine de,  konferansa gitmeden önce hakkında internette bulabildiğim tüm dokümanları okudum. Şaşırtıcı bir başarı hikayesi vardı Altuntaş’ın. Dinlemek keyifli ve bilgilendirici olacağa benziyordu. Konferans;” İyte Girişim” üyesi  Güneş Hanım’ın kısa konuşmasıyla başladı.

Baybars Altuntaş, sahneye davet edildiğinde kendisinden beklenmeyen bir hız ve çeviklikle mikrofona geldi. Neşeli,  komik ve bir o kadar da mütevazi bir imaj oluşturdu gözümde. Her şeyi en başından başlayarak anlattı.

İş hayatında edindiği başarının sırlarını en ince ayrıntılarına kadar anlatabilecek kadar özgüven sahibi ve cesur bir insan olan Altuntaş, 1991 yılında Boğaziçi Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği 2. Sınıf öğrencisiyken, takip ettiği ekonomi  dergilerinden birinde gördüğü “Franchising” haberinin dikkatini çekmesi üzerine haberin yanında bulunan Alman Franchise Derneği’nin iletişim numarasına bir faks çekti. Faksta konu ile ilgili ayrıntılı bilgi almak istediği yazılıydı;  zira o dönemler Mc Donalds, Burger King gibi yurtdışı menşeili firmaların Türkiye pazarına yeni giriş yaptığı dönemlerdi ama Türkiye’de bu konuyla ilgili yetkin bir kişi yoktu. Bu faksın üzerinden bir hafta geçmeden Altuntaş’a Alman Franchise Derneği  Başkanı Hans Lang’dan cevap geldi. Herr. Lang konu ile ilgili gelen bu bilgi talebini oldukça iyi karşılamış ve hatta Altuntaş’tan Türkiye’de bir basın toplantısı düzenlemesini istemişti. Çalıştığı turizm acentasına gelen tanıtım broşürlerini de takip eden Baybars Altuntaş’ın 90’lı yılların başında yeni açılmış olan Çırağan Palace Kempinski’nin tanıtım broşürleri dikkatini çekmişti. Hemen bir  telefon etti ve otellerinde bir basın kahvaltısı düzenlemenin maliyetini istedi, Herr. Lang’ın ülkemizi ziyaret edeceğini de belirterek.  Çırağan Palace Kempinski’nin de bir franchise olduğu göz önüne alınınca otel, bu fikir ile çok ilgilendi ve tüm masrafların kendilerine ait olduğunu, bu basın kahvaltısına sponsor olmak istediklerini belirtti.

Herr. Lang Türkiye’ye geldi, basın kahvaltısı başladı.

Baybars Bey’in davet ettiği basın mensuplarının sayısı 30 civarında iken toplantıya 70’in üzerinde basın mensubu katılmıştı. Bir anda tüm Türkiye’nin tanıdığı bir isim haline gelen Altuntaş, akabinde Herr. Lang’ın davetlisi olarak Almanya’nın Wiesbaden şehrinde bulunan Franchise Messe’ye  (Franchise Fuarı) katıldı. O dönem başbakan olan Süleyman Demirel’in Türk Devletlerinin tek çatı altında birleştirilmesi  konulu konuşması oldukça dikkat çekiciydi ki bu konuşmayı referans alan Baybars Altuntaş’a göre eğer bu gerçekleşirse firmaların Türkiye üzerinden yaklaşık 400 milyon kişiye ulaşma şansı vardı.

Bu ilgi çekici konuşma karşısında kayıtsız kalamayan fuar katılımcıları, Altuntaş’ın standı önünde uzun kuyruklar oluşturdular. Türkiye pazarı Franchise veren firmalar tarafından bulunmaz bir Hint kumaşıydı adeta. Hatta o kadar ilgi çekmiş olacak ki Macar Televizyonu, Baybars Altuntaş’la  -sonrasında Türkiye Dış İşleri Bakanlığı ile ufak bir sorun bile yaşayacağı-  bir röportaj yaptılar. Bu gelişmeler Altuntaş’ın lehinde adımlar oldu, elbette ki.

Almanya dönüşü bir Franchising Derneği kurulmasına karar verildi ve Turyap Yönetim Kurulu Başkanı Azmi  Sarıbay’ın da aralarında bulunduğu 45 işadamı ve 21 yaşındaki genç üniversite öğrencisi Baybars Altuntaş önderliğinde 21 Eylül 1991 tarihinde Türk Franchising Derneği kuruldu. Dönemin Ekonomi Bakanı Tansu Çiller’in eşi Özer Çiller derneğin yönetim kurulu başkanlığına getirilirken, Baybars Altuntaş da genel sekreter oldu.  Aradan geçen zaman içinde Türk Franchising Derneği, basında en çok haber olan dernek olarak tüm Türkiye tarafından tanındı, yüzlerce girişimciye destek verdi.

Rahmetli Turgut Özal’ın vefatı ile Süleyman Demirel  cumhurbaşkanı olunca  Tansu Çiller de başbakanlığa getirildi. Özer Çiller, dernekten istifa etmek zorunda kaldı; zira artık Ankara’da yaşaması gerekiyordu ve dernek faaliyetlerini Ankara’dan yürütmesi pek mümkün değildi. Derneğin dağılacağını anlayan Baybars Altuntaş, yeni iş fikirlerini hayata geçirmek için hiç zaman kaybetmedi ve 1992 yılında cebindeki 400 dolar ile gazetelere “Tur Operatörlüğü” seminerlerine katılım için ilan verdi. Bu ilana talep oldukça fazla oldu ve Altuntaş bir hafta içinde 17.000 doların üzerinde tahsilat yaptı. Seminerler başladı ve 1 ay sonra da Özel Deulcom Eğitim Hizmetleri A.Ş kuruldu.

Türkiye’de ilk IATA onaylı Ticketing Öğretim Üyesi olan Altuntaş, bugün Türkiye’nin sayılı eğitim hizmetleri şirketlerinden birinin kurucusudur. Bu başarısı göz ardı edilmemiş ve 26-27 Nisan 2010 tarihlerinde Beyaz Saray’da düzenlenecek olan 150 Müslüman Girişimci davetine Barack Obama tarafından davet edilen 5 Türk’ten biri olmuş.

Barack Obama ile Görüşülecek Konular

Dünya girişimciliğini yönlendirecek bu toplantı için aylardır hazırlık yapan Altuntaş’a göre bugün Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun en büyük sorunu “Girişim Sermayesi Ortaklığı”dır. Ekonomik refah düzeyi yüksek ülkelere oranla sosyal refah düzeyi düşük ülkelerde girişimci ruhunun arttığını belirten Altuntaş’a göre, aslında Türkiye dünyanın en büyük 16. ekonomisi. Yalnızca servetin çok sermayenin az olduğu bir ülke olduğu için en kısa zamanda da sermaye hareketini başlatmak gerekmektedir. Obama ile konuşacağı konulardan birinin Girişim Sermayesi Ortaklığı olduğuna dikkat çeken Baybars Altuntaş, aynı zamanda “Ortadoğu Girişimcilik Enstitüsü” fikrini de paylaşacağını belirtti.

Baybars Altuntaş’tan Aforizmalar

İnsan İlişkileri en önemli sermayedir.

Girişimci, direkt olarak sonucu etkiler.

-Akan su, yolunu bulur.

-Girişimci, risk almaz. Risk analizi iyi yapılırsa, girişimcilikte risk olmaz.

-Türkiye ve Ortadoğu’nun problemi: iş fikri var, para yok.

-Bir insan bardağın boş kısmına bakıyorsa devlet memurudur, dolu kısmına bakıyorsa girişimcidir.

-Serdar Öztop, çocukluk arkadaşım. O’na ilkokuldayken “Hattuşaş taşı” sattım. Üniversitede Bulgaristan’dan  getirttiğim gitar sayesinde gitarist oldu.  Ben de onun sayesinde girişimci oldum.

AdresGezgini Sosyal Medya Ekibi tarafından tarihinde gönderildi
Bu yazı Sosyal Medya kategorisine gönderilmiş ve , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>